Hakkımızda
Defteri kimler, nasıl yazıyor?
Biz kıyıda not tutan meraklılarız, usta değil. Neyi neden öyle yaptığımızı aşağıda anlattık. Kısa tutmaya çalıştık.
Yaklaşımımız
Kime yazdığımızı biliyoruz
Aklımızdaki okur, cumartesi sabahı tek kamışla vapura binen biri.
Teknesi yok, sonar nedir bilmiyor, belki bir yıldır oltaya dokunmadı. Ama kıyıda bir levrek görse yerinde duramayacağını da biliyor. Yazıyı ona göre kuruyoruz: önce ne yapacağını, sonra neden yaptığını söylüyoruz.
Çocuğuyla ilk kez denize olta atmaya giden biri de var aklımızda. Orada balık çoğu zaman ikinci sırada kalır. Yani sabırlı bir anlatım, uzun bir malzeme listesinden daha çok işe yarar.
Tavsiye de veriyoruz, “şunu al” ya da “alma” diye. Ama arkasına her seferinde “çünkü” ekliyoruz. Karar senin.
Çalışma düzenimiz
Bir yazı kıyıdan ekrana böyle gelir
- Önce kıyıya gideriz. Yazacağımız takımı, yemi ya da noktayı kendi elimizle sınarız. Notu çoğunlukla ıslak parmakla telefona geçeriz; sonra okunmayan yerleri düzeltiriz.
- Tutmadıysa onu da yazarız. Sabahın sonunda elimiz boşsa, yazının en öğretici kısmı genelde orasıdır.
- Sonra yönetmeliğe bakarız. Güncel metni açıp yazdığımızla çelişen bir şey var mı diye okuruz. Rakamı yazıya koymayız, metnin nerede durduğunu söyleriz.
- Yayımlayınca iş bitmez. Yanlış bulan formdan yazar. Haklıysa yazıyı düzeltiriz.
Söz verdiklerimiz
Kıyıda uyduğumuz kurallar
Ölçüsüz balık götürülmez
Bunu anlatırken şaka bile yapmayız. Yazıda küçük bir balık geçiyorsa, sonunda suya döner.
Bilmiyorsak bilmiyoruz deriz
Gitmediğimiz bir kıyı için “oradan balık çıkar” yazmayız. Duyduğumuzu duyduk diye, denediğimizi denedik diye yazarız.
Yanlışımız çıkarsa düzeltiriz
Bir düğümü ters anlattıysak ya da eski bir bilgi kaldıysa söyle. Düzeltmek bizi küçültmez.
Kıyıyı bulduğumuz gibi bırakırız
Kopan misina kuşların ayağına dolanır. Cebimizde hep bir poşet gezer, yazılarda da bunu hatırlatırız.