Şafak vakti İstanbul kıyısında kayalıklardan olta atan balıkçının arkadan görünümü.

İstanbul kıyıları · olta defteri

Sabah sisinde bir olta, bir de acelesizlik.

Biz de seninle aynı iskelede, aynı soğuk çayla duruyoruz. Takımı, yemi, mevsimi ve kıyıyı kendi denediğimiz kadarıyla yazıyoruz. Balığı da, ölçüsünü de unutmadan.

Boğaz kıyısındaki taş duvarda çay molası veren ve olta kenara dayanmış iki balıkçı.
Mola da avın içindedir.

1 kulaç · Hikâye

Çay termosuyla başlayan bir defter

Hepimiz aynı sabahı yaşadık: erkenden iskeleye gittik, yanlış yemi taktık, öğlene kadar tek bir balık görmeden döndük.

Bu defter oradan çıktı. Burada yazan her şeyi önce kıyıda deniyoruz. Tutmayanı da yazıyoruz, çünkü tutmayan gün çoğu zaman daha çok şey öğretir.

Ama bir söz verelim: ölçüsü yetmeyen balığı, yasak dönemde ya da yasak yerde avlamayı anlatmayız. Deniz herkese yetsin diye.

Defterin hikâyesini oku

2 kulaç · Konular

Rafta beş çekmece var

Hangisinden başlarsan başla, hepsi aynı kıyıya çıkıyor. Hiç olta tutmadıysan takım çekmecesi iyi bir ilk adım.

Islak taş üzerinde açık duran olta takımı kutusunda iğneler, kurşunlar ve küçük suni yemler.
Kutu küçük, ama içindeki her parçanın bir işi var.

Takım kutusunu açınca

Kurşunun neden o ağırlıkta seçildiğini, iğne boyunun yeme göre nasıl değiştiğini anlatıyoruz. Kutuya yirmi çeşit doldurmak yerine az ama doğru parçayla gitmek çoğu gün iş görür. Düğümler de bu çekmecede.

Takım yazılarına geç

Takvim ayları nasıl bölüyor

Sonbahar Boğaz’da lüfer ve palamut demek. Kışın levreğe, yazın istavrite dönüyoruz. Ama deniz takvim okumaz; biz de takvimi hep bir tahmin diye yazarız.

Yem: kim tutuyor, kim yiyor?

Karides mi, kum solucanı mı, bir parça ekmek hamuru mu? Balığın o gün ne yediğine bakmadan yem seçmek, kapalı kapıya anahtar denemeye benziyor.

Yem notlarına bak
Tahta üzerinde karides, kum solucanı, midye ve ekmek hamuru gibi olta yemleri.
Tahtada yemler. Koku da bilgidir.

Nereye atılır, nereye atılmaz

Mendirekte akıntı nasıl, kayalıkta rüzgâr nereden vuruyor, gemi nerede geçiyor; bunları yazıyoruz. Yasak tabelası olan yerin adını vermiyoruz. Yazdığımız yerde de tabelayı bir kez daha kontrol et.

Kıyı notlarına git

Ölçü sınırı, yasak dönem, bir de vicdan

Küçük balık suya geri gider. Yasak dönemde olta kutuda kalır. Rakamları burada sabitlemiyoruz, çünkü değişebiliyor; güncel metnin nerede durduğunu gösteriyoruz.

Sabahın ilk ışığında sisli Marmara kıyısında kayalıklara dayanmış tek bir olta ve uzaktaki vapur silueti.

3 kulaç · Sis kalkarken

Küçük olan suya geri gider

Vapur geçer, sis kalkar, olta yerinde bekler. Balık gelince aklında tek soru kalır: bunu götürmeye hakkım var mı? Ölçüsü yetmiyorsa, dönem yasaksa ya da yer uygun değilse cevap hep aynı. Hayır.

Av yasakları üzerine yazılara bak

4 kulaç · Neden biz

Bu sayfayı neden açık tutasın

Kıyıdan yazıyoruz

Teknesi olmayan, pahalı kamışa bütçe ayırmayan birinin okuduğunu düşünüyoruz. Önerilerimiz bir taş duvarın üstünde sınanır.

Yasağı da yazıyoruz

Balık nerede tutulur sorusuyla birlikte nerede tutulmaz sorusunu da cevaplarız. Daha uzun sürer. Olması gereken de bu.

Tutmayan günü saklamıyoruz

Bazen sabah yedi buçukta çay soğur, tek bir ısırık gelmez. O günü de yazarız. Yani sana kıyıyı olduğu gibi anlatmaya çalışıyoruz.

Kısa tutarız

Uzun uzun teknik anlatıp seni kamıştan soğutmak istemeyiz. Bir düğüm, bir yem, bir nokta. Sonra suya.

Bir balıkçının elleri olta ucuna düğüm atarken, yanında ölçülmeyi bekleyen küçük bir çipura.
Düğüm sağlam, balık küçük. İkisi de bir karar.

5 kulaç · Av sabahı

Bir av sabahı genelde böyle akar

  1. Önce rüzgâra bak. Telefondan tahmini aç, esintinin yönünü ve dalgayı gör. Kıyının hangi tarafı korunaklıysa oraya yürü.
  2. Nokta seçilir. Yasak tabelası var mı, gemiler nereden geçiyor, yanında başka biri duruyor mu? Birinin ipinin üstüne atma.
  3. Takımı sahada kurarız. Düğümü atarken acele etme. Sıkılmamış bir düğüm, tuttuğun balığı da götürür.
  4. Sonra bekleyiş. Yemi tak, at, ipin gerginliğini elinle dinle. Çay burada devreye girer.
  5. Balık gelirse ölç. Sınırın altındaysa ıslak elle, nazikçe suya bırak. Yeterliyse ve dönem uygunsa götür. Çöpünü de yanına al.

6 kulaç · Sorular

Aklına takılanlar

En çok sorulanları buraya topladık. Burada yoksa aşağıdaki forma yaz.

Hiç olta tutmadım, nereden başlayayım?

Kısa bir kamış, orta boy bir makara, birkaç iğne ve kurşunla. Pahalı bir set gerekmez. İlk günün hedefi balık tutmak olmasın; ipin suda nasıl gittiğini görmek yeter.

Ölçü sınırlarını nereden öğrenirim?

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın amatör avcılık için yayımladığı güncel düzenlemede yazar. Sınırlar değişebildiği için biz yazılarda rakam vermiyoruz. Ava çıkmadan önce güncel metne bakmak en sağlamı.

Her kıyıda balık tutulur mu?

Hayır. Bazı yerlerde yasak tabelası var, bazı yerlerde gemi trafiği yüzünden tehlikeli. Tabela görürsen atma, başka bir nokta bul.

Yem olarak ne almalıyım?

Bölgeye ve mevsime göre değişir. Başlangıç için tezgâhta taze görünen karides ya da kum solucanı çoğu zaman yeter. Ekmek hamuru da küçük balıklar için hâlâ iş görür.

Yazı konusu önerebilir miyim?

Elbette. Merak ettiğin bir düğümü, denemek istediğin bir yemi ya da bizim yanlış yazdığımız bir şeyi aşağıdaki formdan bırak.

7 kulaç · Dip

Bir not bırak

Bir nokta öneren, yanlışımızı gösteren ya da sadece takım sorusu olan herkesi dinleriz. Telefon numarası ya da adres paylaşmıyoruz; yazını bu formdan bırakman yeter.

Adını ve sana nasıl dönebileceğimizi yazarsan cevap vermek kolaylaşır.